Biber Hapı Hakkında zayıflama bilgileri
Biberiye Hapı Hakkında genel Bilgi
Zayıflamada Meksika Biber Hapı ile yeni bir dönem başladı. Kapsüller tamamen bitkisel olup kimyasal hiçbir madde içermemektedir.
- 18 yaş ve üstü kullanıcılarda hiçbir yan etkisine rastlanmamıştır.
- Özellikle az hareket eden zor zayıflayan bölgelerde etkilidir. (Karın, bel,sarkık kol altları, basen bölgelerindeki yağların erimesinde çok etkilidir.
- Gün içinde tok kalmanıza yardımcı olur.Tokluk hissi verir.Aşırı yemek ve tatlı isteğini giderir.
- Özel formülü sayesinde fazla enerjiyi açığa çıkartır.
- Hızlı yağ yakıcı özelliğe sahiptir. Kan dolaşımı ile vücudun yağları eritip atmasına yardımcı olur.
Biber Hapı Kullanımı:
* Günde 1 kapsül alınması tavsiye edilir.
* Gün içinde mutlaka en az 2-3 litre su tüketiniz.
* Biberiye hapını aldıktan sonra tokluk hissi verdiği için yememezlik yapmayınız. Az da olsa bir şeyler yemelisiniz.
Biber Hapını Kimler Kullanamaz
* Hamile, gebe ve emzirenler kesinlikle kullanamaz.
* Karaciğer, kalp ve böbrek yetmezliği olanlar kullanamaz.
* Kullanmakta olduğunuz ilaç varsa muhakkak doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
* Yüksek tansiyonlu kişiler kullanamaz.
* Ülser veya Gastrit şikayeti olanlar kullanamaz.
* Alkol ile birlikte kullanmamaya özen gösteriniz.
Karın bölgesindeki yağlanma, vücut kütle oranları 35 veya daha az olanlar için sağlıklı zayıflama açıdan daha fazla risk içermektedir.lida Mide ve karın çevresinde depolanan karın içi viseral yağlar, vücudun alt kısmında depolanan yağlara oranla insanlarda daha çok sağlık problemlerine yol açmaktadır. Bu tarz yağlanma problemlerinden biber hapı etkisi sayesinde kurtulmanız olasıdır. Çalışmalar, karın bölgesinde yağlanma problemi olan insanlarda yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, yüksek kan şekeri, insülin direnci sendromu (metabolik sendrom X) ve kalp hastalıklarına daha eğilimli olduğunu göstermektedir. Bu nedenle uzmanlar bel ve karın çevresindeki yağlanmanın normal kilo problemlerinden daha çok sağlık sorununa yol açacağına inanmaktadır.
Yaş, cinsiyet ve genetik faktörlerin birleşmesi yağ birikmesine neden olabilir. Erkeklerin çoğunda orta yaş döneminde yağlanma sorunu yaşanmaktadır ve bu insanların vücutları “elma vücut” tabiri ile nitelendirilir. Kadınların çoğu ise kalça, popo, basen ve pelvik bölgede yağlanma yaşarlar. Bu tür vücutlar ise “armut vücut” olarak nitelendirilir.
Çok farklı yağlanma çeşitleri olduğu için farklı diyet ve perhiz programları yer almaktadır:
Üst karın bölgesi: Metabolizmanızın yavaş çalışıyor ve az egzersiz yaparak çok tatlı yiyecekler tüketip, soğuk meşrubat içiyorsanız üst karın bölgesinde yağlanma problemi yaşamanız muhtemeldir. Daha önce biz besin destekleri ve meksika biberi başlığı altında daha farklı bir şekilden bahsetmiştik. Bu bir üst karın bölge yağlanmasına çözüm olarak şeker yerine bal ve esmer şeker veya tatlandırıcılar kullanabilirisiniz.
Alt karın bölgesi: Bu tür yağlanmalar genelde su içmeyen, yemekten sonra yatan ve hareketsiz olan insanlarda ve kabızlık problemi olan insanlarda yaşanır. Çözüm olarak, tuz tüketimini azaltarak vücudunuzda hidropsa neden olan etkenlerin önüne geçebilirsiniz. Sulu besinler tüketmeye çalışın ve günlük en az 2 litre su için.
Tabi ki genetik yapının payı büyük olmakla birlikte aslına bakılırsa, bütün sağlık problemlerinin temeli düzensiz ve yanlış beslenmeden kaynaklanır. Bu tür sağlık ve fiziki problemlerin önüne geçmek için neyi ne zaman yiyeceğinizi bilmek çok önemlidir. Hangi besinlerin hangi işlevlerde daha çok işe yaradığını öğrenmek yararınıza olacaktır. Özellikle metabolizmanızı acı biber hapı ile hızlandıracak ve çabuk sindirimi sağlanacak diyet programı uygulamalısınız.
Sorunun nerede olduğunu tespit ederek gerekli çözümleri üretmek ve istediğiniz oranlarda vücuda sahip olmak sizin elinizde.
Enerji veren besinler içerisinde en çok kalori içeren grup yağlardır. Vücudumuzdaki bölgesel şikayetlerin bir numaralı sebebi yağlardır. Biber Hapı da yağların önüne kusursuz ve en güçlü seti çekecek tek üründür. Bir gram yağın metabolize olması sonucunda 9 Kkal enerji açığa çıkar. Biber hapı kullanımında ise bu oran sadece 2 Kkal ile sınırlı kalmaktadır. Yağlar oda sıcaklığındaki fiziksel durumlarına göre sıvı ya da katı yağlar olarak ayırılırlar.
Yağlar biyokimyasal özelliklerine göre de doymuş ve doymamış yağlar olarak ayrılırlar. Doymuş yağlar genelde hayvansal kaynaklı ve oda sıcaklığında katı halde bulunan yağlardır. Bunlar hayvan içyağı, tereyağı ve margarinlerdir. Biber hapı kullanımı süresince hiç ama hiç tavsiye edilmezler. Hayvansal olan tereyağı ve iç yağında kolesterol oldukça fazladır. Ancak bitkisel kaynaklı olan margarinlerde doymuş yağ oranı yüksek olmakla birlikte kolesterol hiç yoktur.
Kolesterol hayvansal besinlerde bulunan bir maddedir, bitkisel kaynaklı besinlerde bulunmaz. kolesterol artışını da biber kapsülü alım süresince bastırabilmektedir.acı biber hapı Ancak katılaştırma işlemi sırasında içerikte bulunan yağ asitleri cis formundan trans formuna geçtiği için kalp ve damar sağlığı yönünden tehlikeli hale gelirler.
Çok önemli diğer bir durum da doymamış sıvı yağların ısıtılmasıdır. Acı biber hapı her tür yağı vücuttan atmak için tasarlanmıştır. Kızartma ve kavurma işlemi sırasında sıvı yağların yüksek ısılara çıkması sonucu, yağ sıvı olarak kalır, ancak ısı nedeniyle oluşan kimyasal olaylar sonucunda trans yağ oranı artarak kalp ve damar sağlığı için zararlı hale gelir. Sıvı yağlar kullanılırken yemeğin pişmesine kısa bir süre kala yemeğe katılmalı ya da çiğ olarak tüketilmelidir.
Zayıflamak isteyen, normalden ne kadar fazla olduğunu bilmeli, fazla kiloyu verebilmek için uygun ve uzun bir süre biber hapı kullanımı tayin etmelidir. Zayıflamada biber kapsülü ile şeker ve tatlılar, hamur işleri azaltılmalı, enerji değeri bilinen besinler hesaba uygun olarak alınmalıdır. Hesap dışı yenen yiyeceğin kalorisi karşılığı, yenenlerden düşülmeli; doygunluk vermesi için enerji değeri düşük sebze ve meyveler yemeklerden Önce yenmelidir. Posalı besinler acıkmayı geciktirir. Beyaz ekmek yerine kepekli ekmek, pirinç yerine bulgur ve kuru baklagil yenmelidir.
Yemekler suda ve ızgarada pişirilmeli, etli yemeklere yağ konmamalı, kızartmalardan kaçınılmalıdır. Acı biber hapı ile yağ alımı olabildiğince azaltılmalıdır. Yağlı süt ve yoğurt yerine, yarım yağlı ve yağsız olanlar; yağlı etlerin yerine de tavuğun derişiz beyaz eti ve balık tercih edilmelidir.
İçki, hareketsizlik, şehir içinde araba ile dolaşmak, yavaş yavaş sallanarak yürümek, kuruyemiş yemek ve kolalı içecekler içme alışkanlıkları şişmanlığı artırır. Yemeyi ve ağırlığı kontrol, yeterli ve dengeli, bilinçli beslenme, şişmanlığı önlemede ve azaltmada etkin olur. Biber hapı zayıflama kapsülü sizi uygun bir biçimde zayıflatmak ve vücudunuzdaki stok yağları eritmek için düzenli kullanım ile çalışır. Uygulanan yeme sınırlanmasına ve hareketlere, normal ağırlık sağlandıktan sonra da devam etmelidir.
Alınan enerjinin % 30′u yağdan, % 50′si karbonhidratlardan, % 20′sinin proteinlerden oluşması tavsiye edilmekte; yağlardan tamamen vazgeçilmemesine dikkat edilmesi gerektiği bildirilmektedir. En ideal yol, beslenmeye dikkat ederek fazla kilo almamak, biber ile fazla kiloyu vermek yoludur, ikinci derecede takip edilecek yol ise hareket ve çalışma ile fazla kiloyu atmak, fazla kiloyu engellemek yoludur.
Bize fazla yararı olmayan karbonhidratlar acı biber hapı kullanımı sözkonusu ise (çok işlenmiş ve yüksek glisemik endeksli) kan şekerini çabucak yükselterek pankreasın insülin salgılamasını hızlandırır çünkü insülinin görevi kan şekerini düzenlemektir. Eğer bu tür karbonhidratları sık sık ve çok miktarda tüketirseniz pankreas her defasında yüksek kan şekeriyle mücadele eder.
Sonuçta da pankreas yorulur ve yüksek insülinden kaynaklanan hastalıklar ve insülin direnci gibi sorunlar baş gösterir. Yanı sıra, karbonhidratın sağladığı enerjiyi çarçabuk tüketecek fiziksel aktiviteniz yoksa, karaciğerin glikojen depoları dolacağından, artığını vücut yağ olarak depolayacaktır. Ne yazık ki yüksek glisemik karbonhidratlar ve onları içeren gıdalar bizim en sevdiğimiz şeylerdir. Patates kızartması, unlu ürünleri, mısır gevreği, bisküvi ve pastalar, bira, hafif alkollü içecekler ve tüm şekerli gıdalar gibi…
Bu tür gıdaları daha az almaya dikkat eder ve onları doğru miktarda protein, doymamış yağ ve yararlı liflerle kombine ederek tüketirsek, sağlığımıza kötü etki etmelerini engellemiş oluruz. Peki, patates bir sebze midir? Evet. Ancak, insan vücudu onu çiğ tüketebilecek enzimden yoksun olduğu için pişirerek yiyoruz. Meksika Biberi sizi bu gibi yoğun sebzelerin kötü etkilerinden de korur. Böylece içeriğindeki nişastanın yapısını değiştirerek kan şekerimizi yükseltiyoruz. Sorun, patates kızartması, haşlaması, püresi ve kumpirin en sevdiğimiz yiyecekler arasında olmasıdır. Ya buğday? Esasen, tahıl ürünleri (bira da dahil!) 10 bin yıldır öğünlerimizde yer alıyor. Bu süre genetik olarak kısa olsa da, Isıl sorun, günümüzde buğdayın fazlaca işlemden geçiyor olmalı. 19. yüzyılın ortalarından beri dünyanın pek çok yerinde çelik merdanen değirmenler kullanılıyor.
Bu tip değirmen, unu (neredeyse tamamı nişastadan oluşmaktadır) kepek ve tohumundan çabucak ayırarak protein, lif, vitamin ve mineralleri atık haline getirir. Öte yandan, çelik değirmenlerden önce kullanılan taş değirmenler ise hâlâ kullanılıyor ve normal undan daha pahalı olan da bize daha sağlıklı un seçenekleri sunuyor. Diğer hububat çeşitlerinden arpa, yulaf, çavdar ve buğdayın ilkel türlerinden bazıları da hâlâ geleneksel ve organik yollarla üretilip işleniyor. Bu tarz gıdaların kırmızı biber kapsülü ile daha iyi bir zayıflama düzeni sağladığı açıktır Doğal olarak da bizi alerjilerden ve normal unun neden olduğu hazımsızlıktan koruyor. Durum buğdayından elde edilen makarna ve bazı pirinç türleri (esmer, Amerikan tipi çabuk pişen), patates ve undan daha düşük glisemik endekse sahiptir (Bir başka deyişle, kan şekerini aşırı yükseltmez). Yine de bu tür gıdalar da karbonhidratlı olduğundan kısıtlı miktarda tüketilmelidir.
Biber hapı kullanımı yaparken genlerimizle uyum içinde beslenmemiz gerekir. Hepimiz hayata farklı bir DNA ile başladığımız için, genlerimizle uyum içinde yaşamak hepimiz açısından farklı bir şey ifade eder.
Bazılarımızın diğerlerine göre daha fazla yağ, karbonhidrat ya da proteine ihtiyacı vardır. Meksika biberi hapı ile bunları düşünmenize gerek yoktur. Çünkü ürün yeme düzenini kendisi ayarlar. Sizin için işe yarayanı bulmak zorundasınız. Öte yandan metabolizmanın hepimizde ortak bir takım temel işleyiş prensipleri vardır ve bunları nelerin etkilediğini bulmak için özel testler ve ipuçları mevcuttur.
Öte yandan burada tanıtmak istediğim bir prensip var, çünkü bu, Ultra metabolizma programının çok temel bir parçasıdır. Bu prensip, tam ve işlenmemiş gıdalar yemenin önemidir.
Tam, işlenmemiş, gerçek gıda marketten aldığınızda doğal haline mümkün olduğunca yalan olan gıdadır tam avokado, tam elma, tam tahıl, tam badem ya da tam domates. Bir fabrikada üretilen ya da paketlenen hemen her şey (etiketi olan herhangi bir şey) tam gıda değildir.
Tam gıdalar binlerce yıldır insanlarla birlikte evrildi. Kırmızı biber hapı ile de çok büyük önemleri olan tam gıdaları biz de tavsiye ediyoruz. Bedenlerimiz bunlara uyum sağladı, onlar da bedenlerimize. Tam gıdalardan gelen kaloriler genlerinizle anadillerinde konuşur. DNA’ nız bu gıdaları mümkün olan en etkili ve sağlıklı şekilde kullanması için metabolizmanıza ne yapması gerektiğini söyler.
Fazla kiloları atmak ve ince kalmak istiyor musunuz? Tabii ki Biber Hapını tavsiye ediyoruz. Bu, Meksika Biberi ile kesinlikle ulaşılamayacak bir hedef değil. Ancak her hedefin gerçekleşmesi için olduğu gibi, bunun için de azim ve biraz çaba gerekmektedir. Acı Biber Hapı kullanırken, size hedefinize ulaşmanızı kolaylaştıracak ipuçlarını veriyoruz.
Kalori hesaplarını unutun. Besinlerin şeker içeriği (glisemik indeksi) konusuna yoğun eğilin. Çünkü glisemik indeks, bir besinin şişmanlatıcı hormon insülin yapımını ne derecede artıracağını gösterir.
Vücudunuzda insülin yapımını uyarmayın. Çünkü insülin, kandaki şekerin yağ hücrelerine taşınıp yağ olarak depolanmasına neden olur. Öte yandan yağ yakıcı, gençleştirici büyüme hormonu da ancak kanda insülin düzeyi düşükse fazladır ve etkisini gösterir.
Şeker ve şeker ürünlerinden kaçının. Bunlar kan şekerini aniden yükseltir ve bu yükselmeye bağlı olarak aşırı insülin hormonu salgılanır. Her şekerli besin alımında yinelenen aşırı insülin salgılanması, sonuçta insülin direnci (hücrelerin insüline duyarsızlığı) oluşmasına neden olur ve diyabete götürür. Aşırı insülin diğer hormonlarda da denge bozukluğuna neden olur, hastalıklara ve erken yaşlanmaya yol açar. Oysa tam tahıllar, kuru baklagiller, sebzeler ve meyvelerdeki kompleks karbonhidratların sindirilmesi ve kana geçmesi daha uzun zaman aldığından, aniden kan şekerini yükseltmezler ve şekerde olduğu gibi zararlı etki göstermezler. Meksika Biberi Hapı kullanırken insülin değerinizi normale düşürebilirsiniz. Evet bu kanıtlanmış bir gerçektir.
Lif içeriği yüksek olan besinler glisemik indeksi yüksek bile olsa kan şekerini aniden yükseltmez ve insülin dalgalanmalarına yol açmaz. Bu nedenle kayısı, muz, havuç gibi glisemik indeksi yüksekçe olan besinleri diyetinizden çıkarmanız gerekmez. Biber hapı zaten bu besinleri ayarında yemenizi sağlar. Kısacası yiyeceğin lif içeriği glisemik indeksinden daha önemlidir. Tüm sebzeler, meyveler, kuru baklagiller ve tam tahıl ürünlerinin lif içerikleri yüksek olduğundan glisemik indekslerini hesaba katmadan tüketebilirsiniz. Sadece patates, rafine tahıl ürünleri, kestane gibi nişastadan zengin besinleri ölçülü tüketin.
Hücrelerin, içlerindeki aşırı sudan kurtulma mekanizmaları da vardır. Ama ortam kuruduğu için suyun içeride tutulması gerekirse, hücre zarı geçirimsizleşir. Bu işlem, zarın yapısındaki kolesterol tortuları tarafından gerçekleştirilir, böylece suyun geçişine izin veren delikler kapanmış olur.
Normalde yemek yenildiğinde su ve enzimler mideyle bağırsaklara geçer. Enzimler besin parçalarını protein yapısını oluşturan her bir amino asitin çok sayıdaki bağlantı noktalarının içine birer molekül su sokarak onları daha küçük parçacıklara ayırır. Serbest suyun kullanımıyla gerçekleşen bu işlemin sonucunda vücuttaki su miktarı azalırken, çözünürlüğü artan katı maddenin kısmen suyunu kaybeden kan ve lenf dolaşımına taşınması gerekir.
Bu sindirim sürecinin sonunda yoğunlaşan kan, bağırsakları terk edip karaciğere gider. Biber hapı kullanın ve su için. Bu sizi rahatlatacaktır. Orada besin yükünün bir kısmı kandan alınır ve kalanı kalbin sağ yarısına gönderilir. Kalbin sağ tarafındaki girişte bağırsaklardan gelen lenf damarları da kana karışır. Dolaşımdaki yoğunlaşmış kanın kalpten sonra gittiği ilk yer akciğerlerdir. Kan, akciğerlerde solunum sırasındaki buharlaşma nedeniyle suyunun bir kısmını daha kaybeder.
İyice yoğunlaşan kan, kalbin sol yarısına geldikten sonra dışarı pompalanır. Kalbi besleyen damarlara, beyin damarlarına ve vücudun ana arteri olan aorta geçer. Zayıflama hapı çeşitleri arasında acı biber en iyi yerdedir. Bu yoğun kan, geçişme olayını düzenleyen beyin merkezlerine gittiğinde, bilince vücuttaki su yetersizliğinin sinyali gider. Red pepper‘ i de alternatif olarak deneyebilirsiniz. O zaman susuzluk ve su içme gereksinimi duyulur.
Biber Hapı Besin Takviyesi ile zayıflayıp hayatlarına mutlu şekilde devam eden kişilerden size örnek vermek istiyoruz.
Mert, materyalist dünya görüşüne sahip, evli, iki çocuklu bir gonad tipi vücuda sahip biriydi. Ailesini geçindirme kaygısıyla uzun yıllar yaptığı şirket muhasebeciliğini bırakma cesaretini bularak sevdiği bir işe giriyor: Bilgisayar programcılığı. Beden tipini bilmediği halde, artık işinden aldığı doyumla kendiliğinden tavuk, balık, yoğurt gibi yiyeceklere yöneliyor.
Eşi, doğal olarak bu tür yiyecekleri seven ama kocasıyla kavga etmekten bıktığı için baharatlı acılı yemekler ve yağlı kızartmalar hazırlamak zorunda kalan bir hipofız tipi.
Eşinin iş değiştirmesinden sonraki sofra uyumunu şaşkınlıkla ve mutlulukla karşılıyor. Artık eskisi gibi kavga da etmiyorlar. Evlilikleri daha uyumlu hale geliyor. Çünkü Mert Biber hapı kullanımı sırasında iş ve beslenme davranışlarını değiştirme seçimini yaptı. Sonuç: Mert üç ayda on bir kilo veriyor.
Tayyar müzisyen olmak istediği halde, ailesinin zoruyla doktor olmuş otuz yedi yaşında bir tiroit tipi. Ne doktorluğundan ne de göbeğinden memnun.
Bekâr olduğu için annesi onu bir taraftan börekleriyle besliyor, bir taraftan da doktor oğluna uygun kız arıyor. Doktor babasının ölümüyle Tayyar’ın hayatında da büyük değişiklikler oluyor.
Güney sahillerinde bir tatil köyünde Tayyar gündüzleri doktorluğunu yapıyor, geceleri ise piyanosunun eşliğinde şarkı söylüyor. Annesinin üzerindeki baskısından kurtulup, Meksika Kırmızı biberi ile sevdiği işi de yapmanın verdiği rahatlıkla sebze, tavuk, balık ağırlıklı besleniyor ve… annesinin böreklerini hiç aramıyor. Sonuç: Tayyar üç ayda sekiz kilo veriyor.
İngiltere’de en yaygın ölüm sebepleri günümüzde ne yazık ki Hayflick Sınırının sonuna ermeyi kapsamaz neredeyse hepimiz hastalık ya da hızlı yaşlanma sonucunda hücrelerimiz hala bölünürken ölürüz. İngiltere’de, ortalama insan 75.1 yaşına kadar yaşamayı umabilir ve ortalama kadın 79.9 yaşma kadar yaşar. Bu da bizi potansiyel fazladan 40 yıldan mahrum bırakır. Fakat sadece yaşlanma sürecini yavaşlatmanın yanında mevcut hasan da onarabiliriz. Ünlü jerontolog ve beslenme uzmanı John McDougall şunu yazıyor: “Her gün kırılgan bedenlerin daha canlı, aktif, çevik, parlak insanlara dönüştüğünü görüyorum. Başarılı yaşlanmanın sırrı neredeyse inanılmayacak derecede basittir. Bu sağlıklı bir diyet, ılımlı egzersiz Biber hapı kullanımı ve temizlik alışkanlıklarından oluşur. Fakat sonuçlar bir mucizeden daha aşağı değildir.”
Kalp damar hastalığı
Kalp damar hastalığı ya da kalp ve kan damarlarının hastalığı İngiltere’de (yılda yaklaşık 300.000 kişi koroner kalp hastalığından ve felçten ölür) ve ABD, Avustralya ve Güney Afrika’da birincil ölüm nedenidir. Bu aynı zamanda mevcut en önlenilebilir hastalıklardan da biridir. Ünlü ABD’li beslenme uzmanı Dr. minny Couper şöyle diyor,
Tükettiklerimiz ve bizi tüketenler
Günümüzde aileler yiyecek satın alırken genellikle şu kıstasları göz önünde bulunduruyor:
1. Kalorisinin ve Mikrokristalin selüloz ‘ un yüksek olması (Böylece bu yiyecekten fazla miktarda tüketmemiz gerekmez).
2. Hızlı ve kolay hazırlanabilmesi (Başka şeylerle çok meşgulüzdür).
3. Fazlaca çiğnemeye gerek kalmadan yutulabilmesi (Modern insanlar dişlerini fazla kullanmazlar ve çiğnemeye ayıracak fazla vaktimiz yoktur).
Bu kıstaslara göre et, sebzelere kıyasla daha tercih edilebilir gibi görünür çünkü daha az miktarı açlığımızı giderir. Dondurulmuş veya hazır gıdalar tazelerine kıyasla daha çok talep edilmektedir çünkü hazırlanmaları fazla çaba gerektirmez. Paketlenmiş sebze-meyve suları bile taze sıkılmış olanlarına kıyasla daha çok tüketilmektedir. Beyaz ekmek ve rafine undan yapılmış sandviç ekmekleri, simitler, açmalar vb. tam tahıl ekmeklerine göre daha iyi gibi görünürler çünkü çiğnenmeleri daha kolaydır. Rafine edilmiş pirinç ve şeker de çok cazip görünür. Gelişmiş toplumlarımız her şeyi en uygun şekilde hizmetimize sunuyor.
